Pazartesi, Ocak 28

...

Nikahlara bi değişiklik getirilmeli bence. ama aslında getirilmiş ve düğünler,kokteyller oluşmuş. Çok kısa sürüyor. gidiyosun onca yol bi bakmışsın bitmiş bile. sadece evet lafzını duyuyorsun ve 5 sn kızla sohbet edebilyosun. hayırlı olun çok güzelsin den öteye geçemiyor tabii bu. Dün de bir nikahtıydık. kendi nikahımızın olduğu yerdeydi. güzel herşey tabii ki ama insan biraz daha fazla görmek istiyor. taa nerelerden gelmişlerdi insanlar benim nikanıma da. burdan herkese teşkkürler. özellikle tabii sevde. taa samsundan benim için gelmişti. ahmd hemşerim tabi gelecek. gelmezse kıyılmazdı zaten diyerek arkadaşıma değer verdi,sevindim :) sağolsun herkes.

Dünden bahsedecektim... nikah öncesi beşiktaşta sahanın altında gibi bi yer var. belediye tesisi. dışarda oturmuştuk önceden. beyaz ferforje gibi sandalyeleri vardı ki çok severiz çokgüzellerdi. hava soğuk olduğundan içeri oturduk bu sefer. çok özenle döşenmiş. ayna kaplıydı tavan üzerinde siyah dallı bir avize. koltuklar kadife ufak ufak.tam bizimde istediğimiz gibi. Allah için çayı da güzeldi. çok küçük bir yer ama içerde bi oda vardı ki özel doğumgünleri için tutulabilir. çok da tatlı olur. fotoğraf göstermeliyim ama makinamı unutmuşum evde. e yeni yeni flickr ruhu geri geliyor npalım.. : )

bugün farkettim de... geçenlerde bi haber okumuştum. fotoğraf makinalarında alım yüzde bilmemne kaç artmış. bunda ki en büyük faktör bence bloglar. ve bununla beraber insanların paylaşmak istemeleri. flickr ya da blog işte. yemek blogu olsun takı olsun isterse hayatını anlatsın. herkes fotoğraf çeker oldu. ki okuduğum bi blogda önceden merakı olmasa da 1 sene içinde gayet güzel fotoğraflar çekenler var. gerçi güzel fotopğraf çekme işi biraz da paraya bakıyor. verdikten sonra parayı herkes düdüğü kolaylıkla çalıyor.
herşeye rağmen güzel birşey bu foto işi. bizde blogdan sonra girdik flickra.güzel günlerdi.
sene 05. ozamanlar buralar sazlıktı. bomboştu ortamlar.

5 yorum:

mel dedi ki...

ne günlerdi he.. sen mercan ben mimdim. emniyet metrosunda ilk ayakkabı fotosunu çekerek internet dünyasında o dev adımı atmıştık. mtlda vardı o zamanlar. ha bi de yüce nahnu. noktacom ve unique bir tasarıma sahip olmak ne ulvi bir olaydı. şimdi noktanetim var, tasarımım var, logom var, forumum var. ama eskisi gibi mutlu muyum bi sor bakalım. blogspotlu, prosuz mütevazı hayatımı özledim. hayatta herşeye sahip olmak bazen insanın içini acıtabiliyor.

ahah yalan söyledim böyle daha mutluyum. yaşasın noktacom yaşasın proluk!

mer dedi ki...

ve o eski zamanlarda insanlar birbiriyle yarışırdı yorum yazabilmek için. hele bazıları mim yoruma açsa da bişiler diyebilsek derlerdi hatırlarsın. heyhat şuan ise ikimiz bir olmuş sen beni okuyorsun,ben seni okuyorum.
ne dünya umrumuzda. ne dünyanın umrunda biz...

mel dedi ki...

kendimi gençliğini özlemle anan yaşlı bir nine gibi hissediyorum.

ama hatırlarsan biz bu işe aynen şimdi olduğu gibi başlamıştık. cybermania diye bir blogum vardı, hatırlar mısın?

aslında aklıma şu ayet geldi tekrar eskiye döndüm diyince;
rum 54:
Allah, sizi güçsüz olarak yaratan, sonra güçsüzlüğün ardından bir güç veren, sonra gücün ardından bir güçsüzlük ve yaşlılık verendir. O dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
ya valla komiklik olsun diye demiyorum. aklıma geldi işte.

mer dedi ki...

yaşlandık yaşlanmasına ama gençlik günlerini anarken hala burdayız. hala aynı şeyi yapmaya devam ediyoruz.
hayr olsun ne diyelim...

sönmüş flickr yıldızı dedi ki...

bunlar kim ya
siz kimsiniz ya
:p

 
web analytics
nolmuş?