Perşembe, Haziran 12
Gönderen
mer
zaman:
11:42
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Perşembe, Mayıs 22
Gönderen
mer
zaman:
17:44
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Pazartesi, Mayıs 12
Gönderen
mer
zaman:
16:15
6
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller

Gönderen
mer
zaman:
14:30
6
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Cuma, Mayıs 9
mer'in özel ev poğaçası :p
Bir önce ki postta dediğim gibi. Internette bulduğum bir çok poğaçanın ortak malzemlerini kendimce uyarlayarak mer'in özel ev poğaçasını bulmuş bulunmaktayım. millete hayırlı olsun. ve uzun zamandır yaptığım en güzel poğaça oldu gerçekten.
hemen malzemelere geçeyim. ve siz değerli poğaça severleri mer'in özel poğaçasından mahrum bırakmayayım :p
1 yumurta ( içine beyazı dışına sarısı)
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı yoğurt
250 gr tereyağ
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı mahlep
1 kabartma tozu
aldığı kadar un ( 3 bardak koyduktan sonra aldığı kadar ekledim. sanırım 4 bardak olmuştur)
ve susam
e tabi malzemelerim hepsini karıştırıyoruz. elimize yapışmayacak şekilde oluyor. sonra içine zeytin ezmesi de yakışır ama ben peynir koydum. yuvarlak poğaça sevdiğimden de yuvarladım içini koyduktan sonra. siz klasik poğaça şekli de verebilirsiniz. üzerine yumurta sarısı sürüp susam serptim. tabii gene çörek otu koyabilirsiniz ama susam herzaman tercih edilmekte ben tarafından :p
patatesli de güzel olurdu bence.
ne güzel yemek blogu gibi yazdım :)
pinhani den en beğendiğim şarkı bu oldu. daha önce çıksaydı çıkış müziğim bile yapardım...
bu hafta çok gezdim. yani diğer haftalara göre. eskiye göre değil tabi. salı pazarına gittik çimle. çılgınlar gibi 5 ytl ye tişört aldık.
Gönderen
mer
zaman:
10:32
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Pazartesi, Mayıs 5
Gönderen
mer
zaman:
12:07
5
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Çarşamba, Nisan 30
Gönderen
mer
zaman:
11:58
2
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Salı, Nisan 29
Gönderen
mer
zaman:
13:06
7
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Pazartesi, Nisan 21
Gönderen
mer
zaman:
13:05
3
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Pazartesi, Nisan 14
yeni kapliş...
Gönderen
mer
zaman:
12:01
6
muffin
Etiketler:
Mer's Craft
Gönderen
mer
zaman:
08:48
0
muffin
Etiketler:
Mer's Movie
Cuma, Nisan 11
1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu vb.
Ara öğün: 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek
Öğle: 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna
1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve
Ara öğün: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 adet meyve
Akşam: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği,
1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1 orta dilim ekmek
Gece: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı 1 porsiyon meyve
Gönderen
mer
zaman:
12:08
4
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Çarşamba, Nisan 9
bide kıyafetleri, odası herşeyi çok güzel oldu. sanki prenses hanım. bide gelenlere verilen bebek hediyeleri çok güzel oldu.
diğeri de el birliği ile oldu. öyle ki benim kayınvalidem dikti biparçasını. ama çok şeker oldular. hatta satsam süper olurdu. isteyen ? :p
Gönderen
mer
zaman:
08:55
8
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller,
Mer's Craft
Pazartesi, Mart 31
ben yaptım.. ben yaptım...
gün gelecek ben de uçak yapıcam. ama deneme yanılma aşamasındayım hala. azimliyim olacak...
Gönderen
mer
zaman:
17:23
4
muffin
Etiketler:
Mer's Craft
Elif Şafak'tan Pazar yazısı...
O kadar çok ihtiyacımız var ki yepyeni bir söz söylemeye, yepyeni bir söz dinlemeye. Tazelenmeye, yenilenmeye, ataletlerimizden ve çoktan eskimiş benlerimizden silkinmeye. Milletçe bunalttık kendimizi gerginlikler, yanlış anlamalar, kutuplaşmalarla.
Gündemin hızla değiştiği bir ülkede yaşıyor olmak hepimizin ruh halini etkiliyor, şekillendiriyor ve bazen fazlasıyla hassaslaştırıyor. Herkes birisine kızgın ya da kırgın sanki bugünlerde. Bir keyifsizlik, bir moralsizlik ve gerginlik etrafta. Yaşadığımız zamanı çok “farklı” zannediyor, pek benzersiz addediyoruz. Halbuki öyle değil. Yüzyıllar yüzyıllar içinden baktığımızda o kadar da olağanüstü bir durum yok bizim zamanımızda. Halbuki ellerde büyüteç her meseleyi olduğundan daha büyük görerek ve göstererek yaşıyor ve bunu yaparak kendi moralimizi bozuyoruz. Televizyon programlarında, gazetelerde kavga eden edene. Oysa alttan alta, sessiz ama kudretli bir akıntı gibi akarak bizlerle gelen temel bir ihtiyaç var: Yepyeni bir söze duyulan özlem. Siz de duymuyor musunuz bu özlemi, zaman zaman da olsa?
“Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin. Sözün, öylesine bir söz olmalı ki dünyanın sınırını aşmalı.” Böyle diyor Mevlana. Ben de sözü ona bırakmak istiyorum bu hafta Pazar yazısında.
“Ben bu çalışıp çabalama dünyasında iyi huydan daha güzel bir ehliyet görmedim”, diyor Mevlana. Ve devam ediyor.
“Kimde iyi huy varsa kurtulmuştur. Kimin kalbi sırçadansa kırılmıştır. /
Herkes, önce kendi kusurunu görseydi halini ıslah etmekten gaflet eder miydi? Halk kendisinden gafildir, babam gafil. Onun için birbirlerinin kusurlarını görürler. /
Ben kendi yüzümü göremem de senin yüzünü görürüm. Sen de benim yüzümü görürsün.”
Buna alternatif olarak kendi yüzünü görebilmekten söz eder Mevlana. Kendi kusurlarını seyredebilmekten. Hem bireye hem toplumlara, hem mikro bazda hem makro düzeyde uygulanabilecek bir temel ilke bu. Şimdi şu anda iktidardaki ve muhalefetteki siyasi partiler dahil Türkiye’de nice kurumun ve kişinin ve belki de herkesin şöyle bir durup kendi yüzünü görmeye, kendi kusurlarını gözden geçirmeye ihtiyacı var. Eğer biz bu kadar çabuk geriliyor, toplumsal gerilimlere gark oluyorsak, birbirimizi öteliyor, ötekileştiriyorsak ve bu ruh halini tekrar tekrar yaşıyor yaşatıyorsak demek ki bizlerde, yani hepimizde tekerrür eden hatalar var. Bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Mesela tartışma adabını pek bilmiyor, birbirimizi dinlemekten ziyade illa ki ikna etmeye çalışıyor, ikna edemeyince de sinirleniyoruz. Ne yazık ki son derece alışkınız başkalarının kusurlarını sayıp dökmeye ama pek bir isteksiz oluyoruz mesele kendi yüzümüzü görmeye gelince. Halbuki “insan pek büyük bir şeydir. Onda her şey yazılmıştır. Fakat perdeler, karanlıklar, kendisindeki o bilgiyi okumasına meydan vermez.”
“Dünyanın her parçasını seyret; hepsi de geçip gitmede. Bil ki her şey bir yolculuktan gelmiş” diyerek çıkar aşık yola. Karşımıza çıkan her şeyin bir yolculuğu olur da insanın olmaz mı? Tanıdığımız, tanımadığımız herkesin bir hikayesi, bir yolculuğu, şu hayatta bir seyrüseferi var. Bunu benimsemek bireye kıymet vermeyi gerektirir. İnsana. Ademoğlu Havvakızına. Halbuki söylendiği kadar kolay değil bunu yapması. Kolektif yaşam tarzının baskın olduğu ve önyargıların alışkanlıklara dönüştüğü durumlarda belki de en zorudur bireye önem vermek; insanlara “biz” ve “onlar” üzerinden değil, tek tek bireyler olarak bakabilmek, böyle kıymet vermek. Belki de en zorudur şu anda birbirimizi “türbanlılar-türbansızlar,” filancalar-falancalar diye bölmek yerine, herkesi kendi içinde, kendi yolculuğunda ilerleyen bir cevher kabul etmek. Ondaki hakikati aramak. Ondaki hakikate inanmak. Belki de en zoru. Ama gerekli. Elzem hatta. Çünkü dünle beraber gitti cancağızım düne dair ne varsa. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Birbirimize bireyler olarak bakıp, farklılıklarımızdan daha az korktuğumuz, daha az şüphe duyduğumuz zaman başaracağız yepyeni şeyler söylemeyi. Hem kendimize hem tüm dünyaya. Türkiye kendini yenileme potansiyeli ve dinamizmi son derece büyük bir ülke. Yeter ki hepimiz durup bir kendi yüzümüze bakalım, başkasınınkine değil. Yeter ki her birimiz az biraz durulup kendi kusurlarımızla uğraşalım başkalarınınkilerle değil.
Gönderen
mer
zaman:
09:55
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Pazar, Mart 23
Dün çok güzel birgündü. Sabah ahmd'nin yaptığı yumurta ile güzel gün başladı. Yediğim en güzel yumurtalardan biriydi.
en güzel pizzalardan birini yedik akşam üstü. bi nevi doğum günü yemeğiydi :) Kadıköyde dolanıp dolanıp nereye gideceğimie zor karar verip yolda da bir kaç kere fikir değiştirip en sonunda dolmabahçe sosyal tesislerine gittik. nargile çay sohbet üçlüsüyle 4 kişi güzel bi akşam geçirdik.
sonra doğruu fatihe. dönüşte taksici güzel bi oyun yaptı bize. 1 2 ytl oynar dediği yola 2 kat para verip böle gülümsedik.
Sonra mahşer'i cümbüşle güldük, ve ahmd uyudu.
Ama çok güzel birgündü.
Tabii... bazen insan hayal kırıklıklarına da uğramıyor değil. Neden böyle, ne sorun var ki bizde, ya da naptık ki biz gibi sorular tüm yol boyunca beynimizi kemirdi. ama olsun.. biz mutluyuz. kim ne derse desin. ohh...
Gönderen
mer
zaman:
12:12
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Örgü kaplumbağamın 4 bacağı da bitmiş, yeterince uyumuşum herşey çok güzelken. Gerek yok böyle şeylere siz de biliyorsunuz değil mi? Bu günlerde yemek blogları hariç örgü blogları falan fazlaca gezdim. Fakat "işte bu" diyebileceğim bi blog olmadı. Yabancı dersin örgü ne bilir dersin ama. İngilizcemi geliştirmem lazım anlamam için tabi.
Bizde ki sorun ne anladım sanırım. Örgü olsun ya da yemek blogu. Hangisiyse sadece konuya önem veriyorlar sanıyorum. Hani yemek güzel olsun. İlla ki güzel olmuştur tuzu yerindedir. ama biz burdan anlamıyoruz tuzunun yerinde oluşunu.
Bu blog işini ciddiye alıp düzenli tarif veriyorlarsa, bi yemek blogu olarak buralardaysalar bazı şeylere özen göstermeleri gerekiyor. Ama doğru , ellerinde ki olanaklar kısıtlı dimi? Ben bi yemek blogu falan değilim. 2005 mayısından beri blog yazıyorum.(küçük olmayıp, yolun başında değilim sanırım) O zamandan beri fotoğraf makinam değişmedi. Çok güzel fotoğraflar çekemiyorum zaten. Ama gün geçtikçe insan, başkalarında gördükçe kendini geliştiriyor.(mesela şimdi hdr diye birşey bulmuş ahmd onu söyledi denicem) Daha güzel nasıl çekebilirm, daha ii nasıl olur diye uğraşıp duruyorum. Yeterince ışık mı yok. Flaşı patlatıcağıma yemeğin göbeğine çekmemeyi tercih ediyorum.
Diyorum işte. bu işler olanak işi gibi gözükebilir ama daha çok özen gerektiriyor. Herşey de bu böyle değil mi? En basiti, misafirlerimize sofra kurarken daha nasıl güzelleştirebilirm soframı diye düşünmüyor muyuz? uğraşmıyor muyuz peçeteleri saatlerce nasıl farklı katlarım diye? Ya da damla çikolata neden çıktı sanıyorsunuz? Hepsi ufak ayrıntılarla hayatı daha da güzelleştirmek için. Değişiklikler yapıp heyecanlanmak falan istek, başka birşey değil. Yoksa insanoğlu neden bu kadar ayrıntılı şeylerle uğraşsın ki. Sofraya gazete kağıdı da serebilirsiniz iş görür. ama masa örtüleri, dertsizler, amerikan servisler, hasırlar... bunlar neden çıktı dersiniz. işte efenim... Hepsi bizler yüzünden belki. kadınlar seviyor farklı olsun özenli olsun. bende seviyorum özenle yapılmış yemekleri ve çekilmiş fotoğrafları.
Ve ben içimden geleni yazıyorum. Yeri geliyo beğenilerimi yeri geliyor kendimi yeri geliyor hoşlanmadıklarımı yazıyorum. Burası milyonların okudğu bi eleştiri blogu değil. Kimse kimseyi sınıflandıramaz. Ben yapmadım böyle birşey sizler de yapmayın bence.
Burda blog yazmakta insanların amaçları eğlenmek, zevk almak, belki bi hobi sahibi olmak böylelikle yani birşeylerle uğraşmak. Önceden anlamazdım ama bi evhanımı için blog yazmak çok ii birşey. Çünkü bi gün boyunca bazen iş güç dışarı çıkılamadığında bi tek bloga anlatabiliyorsun derdini. fena birşey değil bu. herkes bi yol tutturmuş işte, biraz da kendimize bakmalıyız hakkaten. ben bakıyorum. kimseye zararım yok. yüzde yüz ima ile kimseye birşey demiyorum. aman işte. derdim bu. bu kadar... kaldığım yerden devam ediyorum.
Gönderen
mer
zaman:
11:48
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
Cuma, Mart 21
komşuma giderken muffin yaptım. ve çok güzel oldular. mel'in denemek istediği bi kekmiş. denendi ve gerçekten evcinin dediği kadar varmış. baya güzel oldu. beğenmişlerdir umarım. Ahmd'ye bi tane ayırdım. inşlh bi ara gelirse yer :)
muffin cupcake olaylarına daldım bu aralar. hangisini yapmış oluyorum bilmiyorum. sanırım muffin yapıyorum. cupcake olması için bol süse ihtiyaçları var. ve benimde öncelikle eminönüne gitmeye. kuverturdan tut kurabiye kalıplarına, sonracıma şeker hamuruna kadar bi sürü şey almak istiyorum. bakalım. bütçemi hazırlamalıyım...
Bugün cupcake ararken google'da bi site buldum. ve bayıldım. süper bi site. çok mütevazi olmuş bence. gayette prof. sevdim işte.
bide bi site daha beğendim.(ki bu siteyi ahmdye gösterecektim bak ne gzel yapmış eşine diye) kimmiş falan derken. meğer flickrdaki kontaklarımdan birinin eşiymiş. nerden nereyee.. :p
Gönderen
mer
zaman:
20:03
0
muffin
Etiketler:
Mer'i Haller
(^) püfff...
Gönderen
mer
zaman:
19:28
1 muffin
Etiketler:
Mer'i Haller




